izzet's profileLA İLAHE İLLALLAH MUHAMM...PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    Şeytan ve Dostları

    ALDATICI VE ALDANANLAR

    İnanç sistemimize göre İslam Dinini; Allah göndermiştir. Sahibi, koruyucusu O’dur. Kur’an-ı Kerim’in nihai vahiy olduğuna iman eden bir insan, iman ve ibadetinde bu vahiyle mükelleftir. Bunun dışına çıkarak insani veriler ve tecrübelerle veya isteklerle yapacağınız her türlü değişiklik (bid’at) İslam olmaz, ancak sizin dininiz olur.

    İslam dininde iman ve ibadet bahsinde Allah ve peygamberden başka kimse de yetki yoktur. İnanmamakta hürsünüz; ancak inanıyorsanız, Hakk kaynaktan size intikal ettiği şekilde uygulamakla mükellefsiniz. Hem inanıp hem de istediğim şekilde ibadet ederim diyorsanız… O İslam’a ait bir farz olmaktan ziyade size has bir tarz olarak nitelendirilebilir; fakat dinin farzı böyledir şeklinde bir dayatmada bulunursanız, bu apaçık Allah ve peygamberinin hukukunu çiğnemektir.

    Kitap olarak Kur’an-ın kabul edilmesine rağmen, Kur’an-ın yaşamsal boyutunu inkar eden küfre girmiştir.

    Yaşam denen olgu, şu basit hayattan ibaret değildir. Kesintisi olmayan, mükafatların ihsan edildiği ya da eşi benzeri olmayan şiddetli azap ile cezalandırılmak üzere Alemlerin Rabbine dönüş (ölüm) de yaşamın bir başka boyutudur.

    İstikametin hakikati, ikrardan sonra karardır. Yoksa ikrardan sonra firar değildir.

    Kur’an-ı Kerimi dikkate alan mü’minlerin şeytan ve dostlarını apaçık birer düşman olarak bilmeleri ve onlara karşı uyanık olmaları gerekmektedir.

    Şayet düşman olarak bildirilen ve düşman olarak bilinmeleri gereken aldatıcılar, cahili değer ölçüsüne göre dost kabul edinilmiş ve onların telkinleri ile adlanılmış ise, bu müstekbirleri veya aldatıcıları suçlamanın bir faydası yoktur, suçlu, aldatıcıları dost kabul eden, saf iyi niyetli insanlarımızdır, suçlu, aldanan insanlarımızdır. Nitekim, cehenneme yalnız aldatıcılar değil, ilahi vahiy ile uyarılmalarına rağmen aldananlar da girecektir.

    Bu konuyla ilgili sure ve ayet numaralarına bakılması rica olunur.

    2   Bakara Suresi; 165, 166, 167                                                                 

    7   A’raf Suresi; 38                                                                                     

    14 İbrahim Suresi; 21                                                                                 

    33 Ahzab Suresi; 66, 67                                                                             

    37 Saffat Suresi; 27, 28                                                                             

    38 Sa’d Suresi; 59-61                                                                                     

    40 Mü’min Suresi; 47, 48

    izzetozturk63@hotmail.com

    Müstehcen Siteler Haramdır

    Müstehcen resimler ve görüntüler

    Soru: Hocam, internetteki müstehcen site ve resimlerden kaç kez uzak durmaya çalıştım. Her seferinde söz verdim. O tür kadınları dışarda görsem tiksiniyorum, dönüp bakmıyorum bile elhamdülillah. Fakat yine de kendime mani olamıyorum. Bu konuda bana nasihat eder misiniz?

    CEVAP:

    Aziz ilim talibi,

    Müstehcen resimler ve görüntüler,

    1. İnsanın içindeki iyilik hücrelerini öldürür.

    2. Şehvetini azdırır.

    3. Meleklerimizin moralini bozar ve bize dua etmelerine engel olur.

    4.İnsanın kendisine karşı saygısını azaltır.

    5. İradesine karşı güvenini sarsar.

    6. Hafızayı zayıflatır.

    7. Kalbi meşgul eder ve kararmasına yol açar.

    8. Şehvet, insana verilmiş emanettir. Emanete sadakat gerektir. Şehvet emanetini meşru yollardan tatmin etmek gerekir. Bunun en güzel yolu da evliliktir. Gençlere bir an önce evlenmelerini, zamanı gelmiş evliliği dünyevi gerekçelerle ertelememelerini tavsiye ederim. Size de... Bu tür kerih görüntüler, ileride gerçekleşecek evliliğin gizemini de azaltır.

    Bütün bu zararları göz önünde tutunca alk-ı selim bu tür kerih görüntülerden ve müstehcenlikten uzak durmayı emreder. Siz de irade sınavında bu savaşı kazanmak için gayret edin. Bunun bir iç cihad olduğunu unutmayın.

    Rabbim, nefsi emmarenin kötülüklerinden hepimizi korusun. 

     

    Değerli kardeşim ;
    Zaman zaman ben de nefsimle mücadele ediyorum bu sitelere karşı. Eskiden mağlup olduğum zamanlarda olmuştu. Şeytan diyordu ki sadece görüntü bunlar sen gerceğini yapmıyorsun ki hem her zamanda bakmıyorsun oysa başkaları neler yapıyor neler senin ki basit bir kaçamak. Günahlaı böyle basit gösteriyordu. Ama bir dergide okuduğum bir cümleden sonra seytan beni bu yolla kandıramaz oldu. Dergide diyordu ki Bu tür sitelere girmek HARAMDIR. Bu cümle bana yetti. Aklımı başıma getirdi. Bildiğim ama idrak edemediğim birşeyi idrak etmeme imkan verdi. İçki nasıl haramsa kumar nasıl haramsa v.s. bu sitelere girmekte HARAM dır kardeşim. Biz müslümanlar olarak uzak durmalıyız.
    Ayrıca maddi olarakta yapabileceğimiz şeyler var bu sitelerden uzak kalmak için. Mesela internet filtre proğramı yükleyip bu sitelere engel olabiliriz. Diyeceksiniz ki bu sitelere girmemek için kendime engel olamadığım durumlarda bu filtreyi devre dışı bırakıp girebilirim. Bununda kolayı var kardeşim. Filtre proğramını yüklerken verdiğiniz şifreyi çok zor akılda kalmayacak şekilde belirleyin. Mesela kr2tryslfdkn45asmk Genelde bu programlar aynı şifreyi ikinci kez yazarak onaylamanızı ister. Bu nedenle öncelikle bu şifreyi bir kağida yazın. Onaylamayı da tamamladıktan sonra kağıdı yırtıp atın. Artık isteseniz de filtre programını devre dışı bırakamazsınız. Bu yöntemde en azından nefsinize hakim olamadığınız durumlarda bu tür yerlere kolayca erişmenize engel olur.

    Allah yar ve yardımcımız olsun.

     

    Kulluk Kime?

    63- O gün azab üzerlerine hak olanlar: "Rabb'imiz, azdırdıklarımız şunlar. Kendimiz azdığımız gibi onları da azdırdık. Onlardan uzaklaşıp sana geldik, zaten, aslında bize tapmıyorlardı" derler.

    64- "Koştuğunuz ortaklarınızı çağırın " denir; onlar da çağırırlar. Ancak kendilerine cevap veremezler; cehennem azabını görünce doğru yolda olmadıklarına yanarlar.

    Bu ilk soru, azarlama ve kınama amacı ile yöneltilmiş bir sorudur. "Benim ortağım olduğunu iddia ettikleriniz nerededirler?"

    Aslında yüce Allah o gün sözü edilen ortakların var olmadığını, dünya hayatında onlara uyanların bu gün onlar hakkında bir şey bilmediklerini ve onlara ulaşma imkanına sahip olmadıklarını biliyor. Fakat bu soruyu yönelterek onları şahitlerin huzurunda rezil-rüsva ediyor.

    Bu yüzden soru sorulanlar cevap vermiyorlar. Çünkü bu soru sorulurken cevap verilmesi hedeflenmiyor. Onlar da cevap yerine, peşlerinden gelenleri saptırma ve Kureyş kabilesinin önde gelenlerinin kendilerine uyan insanlara yaptıkları gibi kendilerini izleyenleri, Allah yoluna girmekten alıkoyma suçundan sıyrılmaya çalışarak şöyle diyorlar:

    "Rabb'imiz, azdırdıklarımız şunlar. Kendimiz azdığımız gibi onları da azdırdık. Onlardan uzaklaşıp sana geldik, zaten, aslında bize tapmıyorlardı."

    Rabb'imiz biz onları zorla saptırmadık. Çünkü onların kalplerini etki altına alacak, onların duygu ve düşüncelerine egemen olacak bir güce sahip değiliz. Onlar kendi istekleriyle ve severek yoldan çıktılar. Nitekim biz de hiçbir zorlama olmaksızın kendi isteğimizle sapıklığa daldık. "Onlardan uzaklaşıp sana geldik" Onları saptırma, yoldan çıkarma suçundan uzaklaştık. "Zaten, aslında bize tapmıyorlardı" derler. Heykellere, putlara, senin yarattığın herhangi bir varlığa kulluk ediyorlardı. Biz kendimizi onlar için ilahlık pozisyonunda görmedik. Onlar da bize kullukla yönelmediler.

    "Koştuğunuz ortaklarınızı çağırın" denir.

    Onları çağırın ve onları izlemekten kaçmayın (!) Onları çağırın ki, size cevap versinler, sizi kurtarsınlar. Çağırın onları, işte bugün, onların işe yarayacakları gündür. (!) Zavallılar, onları çağırmanın hiçbir şeye yaramayacağını biliyorlar ama zorla emre itaat ediyorlar!

    "Onlar da çağırırlar ancak, kendilerine cevap veremezler." Kasas Suresi

    http://www.sevde.de/Kuran-Tevsiri/Kuran_Tefsiri.htm