個人檔案LA İLAHE İLLALLAH MUHAMM...相片部落格清單更多 工具 說明

部落格


İmam-ı Azam Ebu Hanife (R.A.)

 

ebuhanife13 080_0001

 

İMAM-I AZAM EBU HANİFE

Ebu Hanife hazretleri, Hanefi Mezhebi'nin kurucusudur. Yaşadığı dönemde Müslümanlar arasında "İmam-ı Azam" yani "En Büyük İmam" lakabıyla tanınmıştır. Müslümanlara imamlık etmiş, İslam'ı tebliğ etmek ve Allah'ın hükümlerini insanlara açıklamak için hayatı boyunca mücadele etmiştir. İmam-ı Azam'ın, Allah'ın varlığını ispat ve tebliğde kullandığı en önemli yöntem ise iman hakikatleri olmuştur. Bu büyük imamın iman hakikatlerine verdiği öneme bir örnek olarak kendisinin aşağıda aktardığımız, ateist (dehri-tabiatçı, materyalist) bir kimseyle olan diyaloğu ibret vericidir:

Bağdat'ın karşı sahilinde oturan Ebu Hanife'nin tartışma saatinde yerini almamış olması, "dehri"nin ve kalabalığın zihninde değişik soruların şekillenmesine neden olur. Herkes merak içindedir... "Neden gelmedi? Gelmeyecek mi? Korktu mu? Delil mi bulamadı? vb. sorular.! İmam Azam, belirlenen saatten bir müddet sonra gelir. Dehri, son derece moral kazanmış, küfür ve gururu daha da artmıştır...

Ebu Hanife, özür dileyerek gecikmesinin sebebini anlatmaya başlar: Karşı sahilden bu tarafa gelebilmek için bir vasıta bulamadım. Beklemeye başladım. Belki bir kayık veya sal gelir de, onunla giderim diye düşünüyordum. O esnada ağaçların birdenbire devrildiğini gördüm. Devrilen ağaçların kendiliğinden kereste, kerestelerin kendiliğinden kayık olduğuna şahit oldum. Yine kendiliğinden bir kürek ve yelkenin vücud bulduğunu gördüm. Sizlere karşı daha fazla mahcub düşmeyeceğimden sevinerek, kayığa atladım. Kayık kendiliğinden beni buraya getirdi...

Dehri (Allah'a inanmayan tartışmacı) ve dinleyenler bu sözlere bir mana veremezler. Tabiatçılığı savunan, herşeyi tabiatın var ettiğini iddia eden tartışmacı, böyle bir olayın, anlatıldığı tarzda gerçekleşmesinin mümkün olmadığını söyler.

Büyük İmam'ın beklediği de sanki budur...

Tebbessüm ederek şöyle der: "Bir küçük kayığın bile kendiliğinden, yapıcısı ve sanatkarı olmadan meydana gelebileceğini kabul etmediğiniz halde, nasıl oluyor da, bu muazzam kainatın bir yapıcısı, bir yaratıcısı olmadan kendiliğinden vücud bulduğuna inanıyorsunuz? Kainat kainatın değil, Allah'ın eseridir. Bütün bunca belgeler ortada iken, Allah'ın varlığı ile ilgili bir tartışma ve münazara başlatmak gereksizdir.

Saygılarımla...

 

1

Allah İle Birlikte Başka Bir İlah mı?

 

Neml 59-63

 

NEML SURESİ

 

59.(Ey Muhammed!) De ki: “Hamd Allah’a mahsustur. Selam onun seçtiği kullarına.” Allah mı daha hayırlıdır yoksa onların ortak koştukları mı?

 

60. Yahut gökleri ve yeri yaratan ve size gökten yağmur indirip, onunla, ağaçlarını sizin yetiştiremeyeceğiniz gönül alıcı güzel bahçeler meydana getiren mi? Allah ile birlikte başka ilah mı var!? Hayır onlar (Allah’a) eş tutan bir kavimdir

 

61. Yahut yeryüzünü karar kılma yeri yapan, içinde nehirler akıtan, onun için oturaklı dağlar yapan ve iki denizin arasına bir engel koyan mı? Allah ile birlikte başka bir ilah mı var!? Hayır onların çoğu bilmiyor!

 

62. Yahut kendisine dua ettiği zaman zorda kalmışa cevap veren ve başa gelen kötülüğü kaldıran, sizi yeryüzünün halifeleri kılan mı? Allah ile birlikte başka ilah mı var!? Ne kadar az düşünüyorsunuz!

 

63. Yahut karanın ve denizin karanlıklarında size yolunuzu gösteren ve rahmetinin önünden rüzgarları bir müjdeci olarak gönderen mi? Allah ile birlikte başka bir ilah mı var!? Allah onların ortak koştuklarından yücedir.

 

İki Önemli Emanet; Kur'an-ı Kerim ve Sünneti Seniyye

 
1 

Bismillahirrahmanirrahim
"Hamd Allah'a mahsustur. O'na hamdeder, O'ndan yardım isteriz. Allah kime hidâyet ederse, artık onu kimse saptıramaz. Sapıklığa düşürdüğünü de kimse hidâyete erdiremez. Şehâdet ederim ki; Allah'dan başka ilâh yoktur. Tektir, eşi, ortağı, dengi ve benzeri yoktur. Yine şehâdet ederim ki, Muhammed O'nun kulu ve Rasûlüdür. "

Mü'minler!

Size iki emânet bırakıyorum.

Onlara sımsıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız.

Bu emânetler,

Allah'ın kitabı Kur'ân ve

O'nun Peygamberinin sünnetidir.

Allah Muhammed

Geniş açıklama için bakınız: http://www.vedahutbesi.org/sayfalar/hayati.html

İsra Suresi 73.74.75. Ayetler

 

İsra 73-74-75

73. Onlar neredeyse, sana vahyettiğimizden başkasını bize karşı düzüp uydurman için seni fitneye düşüreceklerdi;87 o zaman da seni dost edineceklerdi.

74. Eğer biz seni sağlamlaştırmasaydık, andolsun, sen onlara az bir şey (de olsa) eğilim gösterecektin.

75. Bu durumda, biz sana, hayatın da kat kat, ölümün de kat kat (acısını) taddırırdık; sonra bize karşı bir yardımcı bulamazdın.88

İsra Suresi

 

AÇIKLAMA

87. Bu ayetin önemini kavrayabilmek için, Hz. Peygamber'in (s.a) Mekke döneminin ilk on yılında yaşadığı olayları gözönünde bulundurmalıyız. Mekkeli müşrikler herhangi bir şekilde Hz. Peygamber'i (s.a) tevhidi inanç ve davetinden döndürmek ve onunla şirk ve cahiliye gelenekleri arasında bir uzlaşma yapması konusunda onu zorlamak için ellerinden geleni yapıyorlardı. Bu amaca ulaşmak için ona çeşitli şekillerde yaklaşıyorlardı. Ona tuzaklar kurdular, mal teklif ederek baştan çıkarmaya çalıştılar, tehdit ettiler, ona karşı iftiralar düzdüler, işkence yaptılar ve ona ve taraftarlarına karşı sosyal ve ekonomik boykot uyguladılar. Kısacası onu etkisiz kılmak için ellerinden gelen her şeyi yaptılar.

88. Bu ifadeler tekrar iki noktayı anlatmak ister:

 

1) "Eğer hakkı bildikten sonra küfürle uzlaşma yapsaydın, o dejenere olmuş topluluğu hoşnut edebilirdin, fakat Allah'ın gazabını üzerine çeker ve hem bu dünyada hem de ahirette kat kat azabı tadardın."

2) "Hiç kimse, hatta Allah'ın Rasûlü bile, Allah'tan yardım almaksızın bâtıl ve küfrün saptırıcı metodlarına karşı koyamaz."

Hz. Peygamber'in (s.a) bulunduğu doğru durumda sebat edip kalmasını sağlayan güç Allah tarafından kendisine verilen sabır nimetinden kaynaklanıyordu. Böylece onu ne kadar şiddetli olursa olsun, hiç bir işkence yolundan döndürememiştir.

 

Tefhim-ül Kur’an Tefsiri

 

Zeynep Rumeysa ÖZTÜRK

Sevgili Peygamberim İçin 

 

 GÜLLERİN VE GÖNÜLLERİN SULTANI

 

Esselamu aleyküm ve rahmetullahi ve beraketuhu;

Allah'ın resulü güllerin ve gönüllerin sultanı olan peygamberimiz, alemlere en güzel rahmet olarak, indirilmişsin sen. Bilgisizliğin, cahilliğin içine aydın bir nur gibi doğmuşsun. Sen en güzel ahlak üzerinesin. Sen Bir ışık, sen doğru bir yol, sen bir örneksin insanlara ve ümmetine.

Daha doğmadan babasını, yavaş yavaş büyürken annesini kaybedip, gücünü kaybetmeyen sensin. Sen büyüdükçe sabrında büyümüş seninle. Sana yapmadık, işkence kalmamış. Her türlü zorluğu yenmiş ve sabretmişsin sen. Örneğin birisi bize yanlışlıkla çarpsa hemen sinirlenip kızarız ama Ey Allah'ın resulü, sen bize hep iyi örnek olmuşsun. Çünkü senin örneğin Kur’andır. Sen de Kur’an ahlakı vardır. Senin nefsin hiç mi şeytana uymaz? Hiç mi kötü bir şey yapmaz? Tertemiz nefis bir tek, sende vardır peygamberim.

Seni duyuyorum, duyurmaya çalışıyorum, seni tanıyorum tanıtmaya çalışıyorum, seni sevip, sevdirmeye çalışıyorum. Seni unutanlara hatırlatıyorum. Hep senin sevgini taşıyor, onu hiç çıkarmıyorum, çıkarmakta istemiyorum. Ben de senin sabrından, senin imanından almak, biraz olsun sana benzemek, istiyorum. Senin kadar olamam biliyorum ama azıcık sana benzemeyi seni bir kez rüyam da görmeyi hayatımdaki her şeyden çok, istiyorum. Seni seven çocukların sevgisinin en çok, sende olduğunu biliyorum. Birçok, sorunla karşılaşıyorum, senin sorunların kadar olmasa da. Seni kendime örnek, almaya gayret ediyorum, Allah seni sevenlere yardıma olur ya buna bütün kalbimle inanıyorum.

Ey güllerin ve gönüllerin sultanı; Allah, sana gelen ve gelmeye çalışan, seni seven ve sevmeye çalışan bütün kullarına yardımcı olsun. Seni tanımayana, bilmeyene hidayet nasip eylesin.

                                        Zeynep Rumeysa ÖZTÜRK

 

Salat ve Selam Sanadır Ya Resulellah (S.A.V.)

 

Resulellah

HADİS-İ ŞERİFLER
    

* Yerleri ve gökleri, terazinin bir kefesine, kelime-i tevhid i diğer kefesine koysalar; şüphesiz bu kelimenin bulunduğu kefe ağır gelir.
 
* Utanmıyorsan, dilediğini yap.
 
* Cennet, anaların ayağı altındadır.
 
* Babaya itaat, Allah'a itaattir.
 
* Mal ve şöhret hırsının insana zararıkoyun sürüsüne giren iki aç kurdun zararında daha çoktur.
 
* Gıybet insanın sevabını ve iyi amellerini ateşin kuru odunu yaktığı gibi yakar.
 
* Kıyamete yakın ilim azalır, cahil din adamları kendi görüşleri ile fetva vererek insanları doğru yoldan saptırırlar.
 
* En akıllınız Allah u Teala'dan en çok korkan, emir ve yasaklarına en güzel şekilde riayet edeninizdir.
 
* Rızkının çoğalmasını ve ömrünün uzun olmasını isteyen; ana ve babaya ihsan ve ikramda bulunsun.
 
 
 

Sadece İki Yol; Hakk veya Batıl

A'RÂF SÛRESİ

Kur'an-ı Kerim; Rahmet'tir.

 

Bismillahirrahmânirrahîm

 

1. Elif Lâm Mîm Sâd

2. Bu, sana, kendisiyle (insanları) uyarman için ve mü’minlere öğüt olarak indirilmiş bir kitaptır. Artık ondan dolayı göğsünde bir sıkıntı olmasın

3. Rabbinizden size indirilene uyun. Onu bırakıp başka dostlara uymayın. Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!

4. Nice memleketleri helak ettik. Onlara azabımız gece uykusuna dalmışken, yahut gündüz istirahat halinde iken gelmişti.

5. Azabımız kendilerine geldiğinde, “(Biz bunu hak ettik.) Gerçekten biz zalimler olmuştuk” demekten başka söyleyecekleri kalmamıştı.

6. Kendilerine peygamber gönderilenlere mutlaka soracağız. Peygamberlere de elbette soracağız.

7. Andolsun, onlara (yaptıklarını) tam bir bilgi ile anlatacağız. Çünkü biz onlardan uzak değiliz.

8. O gün amellerin tartılması da haktır. Kimlerin sevabı ağır basarsa işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

9. Ama kimlerin sevabı da hafif gelirse işte onlar âyetlerimize haksızlık etmiş olmaları sebebiyle kendilerini ziyana sokanlardır.

10. Andolsun, size yeryüzünde imkan ve iktidar verdik. Sizin için orada birçok geçim imkanları da yarattık. Ama siz ne kadar az şükrediyorsunuz!

11. Andolsun, sizi yarattık. Sonra size şekil verdik. Sonra da meleklere, “Adem için saygı ile eğilin” dedik. İblisten başka hepsi saygı ile eğildiler. O, saygı ile eğilenlerden olmadı.

12. Allah, “Sana emrettiğim zaman seni saygı ile eğilmekten ne alıkoydu?” dedi. (O da) “Ben ondan hayırlıyım. Çünkü beni ateşten yarattın. Onu ise çamurdan yarattın” dedi.

13. Allah, “Şimdi in aşağı oradan. Çünkü senin orada büyüklük taslamak haddine değil! Hemen çık! Çünkü sen aşağılıklardansın” dedi.

14. Şeytan dedi ki: “(Öyle ise) bana insanların tekrar diriltilecekleri güne kadar süre ver.”

15. Allah da, “Sen süre verilenlerdensin” dedi.

16.Şeytan dedi ki: “(Öyle ise) beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki, ben de onları saptırmak için senin dosdoğru yolunun üzerinde elbette oturacağım.”

17.“Sonra (pusu kurup) onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım ve sen onların çoğunu şükreden (kimse)ler bulamayacaksın.”

18. Allah dedi ki: “Yerilmiş ve kovulmuş olarak çık oradan. Andolsun, onlardan sana kim uyarsa sizin, hepinizi cehenneme doldururum.”

19. “Ey Âdem! Sen ve eşin cennette kalın. Dilediğiniz yerden yiyin. Fakat şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz.”

20. Derken şeytan, kendilerinden gizlenmiş olan avret yerlerini onlara açmak için kendilerine vesvese verdi ve dedi ki: “Rabbiniz size bu ağacı ancak, melek olmayasınız, ya da (cennette) ebedi kalacaklardan olmayasınız diye yasakladı.”

21.“Şüphesiz ben size öğüt verenlerdenim” diye de onlara yemin etti.

22.Bu sûretle onları kandırarak yasağa sürükledi. Ağaçtan tattıklarında kendilerine avret yerleri göründü. Derhal üzerlerini cennet yapraklarıyla örtmeye başladılar. Rableri onlara, “Ben size bu ağacı yasaklamadım mı? Şeytan size apaçık bir düşmandır, demedim mi?” diye seslendi.

 

http://diyanet7.diyanet.gov.tr/kuran/arapca.asp?page_id=151

 

EN BÜYÜK MUCİZE; KUR'AN-I KERİM

 Kur'an-ı Kerim; Hidayet'tir.   

 

“Siz Allah’ı bırakıp; sadece sizin ve atalarınızın taktığı bir takım isimlere (düzmece ilahlara) tapıyorsunuz. Allah onlar hakkında hiçbir delil indirmemiştir. Hüküm ancak Allah’a aittir. O, kendisinden başka hiçbir şeye tapmamanızı emretmiştir. İşte en doğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler.” 

 

KUR’AN-I KERİM

 

YÛSUF SÛRESİ Ayet 40

 

 

Namaz; Mü'minlere Belli Vakitlerde Farz'dır.

Huşu ile Namaz Kılmak

 

1

Namaz hûşu ve hudû ile kılınmalıdır. Hûşu namazın sırrı ve ruhudur. Kur'anı Kerimde; "Allah'ın huzurunda tam hûşu ve hudû ile durun" buyurulmaktadır. (Bakara, 238) Bazı alimler hudû zahiri eğilmek, hûşu ise, manevi ve ruhi eğilmektir, derler (Haydar Hatipoğlu, Sünen-i İnn-i Mace Tercemesi ve Şerhi, c 3, s 348). Bazı Alimler ise, hûşu azalarla; hudû ise kalple olur, demişlerdir. Veya hûşu gözle, hudû diğer azalarla olur.

Hazret-i Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- , "Hûşu ancak, namazda (uzuvlarını) hiç kımıldatmayan ve tevazu içinde olan kimseler için tahakkuk eder." buyurmuştur.

Abdullah Bin Ömer bu ayet-i kerimenin izahında şöyle der: "Sahabe-i Kiram, namaz için ayağa kalktıklarında başka hiçbir şeyle ilgilenmezler, bütün varlıklarıyla kendilerini namaza verirlerdi. Gözlerini secde yerine dikerler ve Allah'ın kendilerine baktığını kabul ederlerdi."

Kaynak: Osman ERSAN, Gözümün Nûru Namaz, Erkam Yayınları.

Baş Örtüsü; ALLAH'ın Emridir.

Türbanın Yeniden İcadı


Tesettür 3

 

Başörtüsü tartışmalarının olumsuz bir sürü anlam yüklenerek yıpratılan "türban" üzerinden sürdürülmesi, bu konudaki çözümsüzlüğün nedeni olmaya devam ediyor. Başörtüsü sorunu çözümlenecekse, türbandan değil başörtüsünden söz etmek gerekecek.

Ben ikame bir isim olan "türban"ın yaygın bir şekilde kullanımının sorunun çözümünü zorlaştırdığı kanısındayım. Bu çalışmayla, "türban" konusunda yaşanan ve doğrudan doğruya insanların kişisel gelişim süreçlerini etkileyen kavram kargaşasına bir parça da olsa açıklık getirmeyi umuyor, diliyorum.


Türban yasaklarının bugün olduğu gibi neredeyse otuz sene önce de "otuz yıl önce türban yoktu, o zaman Müslüman değil miydik?" şeklinde bir soruyla savunuluyor olduğunu gösteren ifadelere hala rastlanmaktadır. Dileğim, bu sorunun otuz yıl sonra sorulmayacak olmasıdır.

 

Hicri Yılbaşı

 

         HİCRİ     YILBAŞINIZ     KUTLU     OLSUN!

Hicri Yılbaşı



HİCRİ TAKVİM

Hicri Takvimi Peygamberimizin Mekke’den Medine’ye hicretini başlangıç kabul eden ve ayın dünya çevresinde dolanımını esas alan bir takvim sistemidir. Hicri Takvim; Hicri Semsi ve Hicri Kameri Takvim olmak üzere ikiye ayrılır:

Hz. Peygamber, Safer ayinin 27.günü Hz. Ebubekir ile birlikte Medine’ye hicret etmek üzere Mekke’den ayrılmış, 4 gece Sevr Mağarası’nda kalmış. 1 Rebiülevvel Pazartesi günü Sevr Mağarasından Medine’ye doğru yola çıkmışlardır. 8 Rebiülevvel-20 Eylül 622 Pazartesi günü Küba köyü’ne gelmiş. Burada Küba Mescidi’ni inşa etmiş ve 12 Rebiülevvel Cuma günü Medine’ye doğru hareket etmişlerdir.

 

En Büyük Mucize; Kur'an-ı Kerim'dir.

6

Kur'an Nedir?                    

Kur'an-ı Kerîm, Allah'ın insanlara indirdiği son Mukaddes Kitaptır. Kur'an, son Peygamber Hz. Muhammed'e (asm) Cebrâil (as) tarafından vahiy yoluyla indirilmiş ve ondan tevatür  yoluyla nakl edilerek günümüze kadar gelmiştir. Kur'an-ı Kerîm ferde ve cem'iyete, bütün insan sınıflarına, bütün memleketlerde ve bütün devirlerde insan hayatının bütününe, maddî - mânevî bir hidayet rehberidir. Hükûmet başkanından, kumandandan sade vatandaşa ve sokaktaki adama kadar herkes, orada kendisiyle alâkalı olanı bulur. Dünyevî ve uhrevî huzur ve saadeti için gerekli bilgi ve dersleri ondan alır. Kur'an'ın sâhip olduğu meziyet ve özellikler, âyetlerde ve hadîslerde şu şekilde beyan buyurulmuştur:

"İşte bu Kur'an muazzam bir kitabdır. Onu biz indirdik. Çok mübarektir. (Fayda ve bereketi çoktur). Artık buna uyun, emirlerine bağlanın ve Allah'tan korkun. Tâ ki merhamet olunasınız" (el-En'âm, 155).

"O Kur'an, insanları Hakk'a ulaştırır; helâl ile haramda ve din hükümlerinde hakkı bâtıldan ayırır..." (el-Bakare, 185).

"Kur'ân-ı Kerîm doğru yol gösterici, mü'minlere derecelerle kurtuluşu müjdeleyicidir" (el-Bakare, 97).

 

Bir Ayet Bir Hadis

BİR AYET  

seyyahin_Karanfi

İnsanlar bir araya toplandıkları zaman (müşrikler) onlara (tapındıklarına) düşman kesilirler ve onlara kulluk ettiklerini inkâr ederler. Âyetlerimiz onlara açıkça okunduğu zaman hakikat kendilerine geldiğinde onu inkâr edenler: «Bu, apaçık bir büyüdür» dediler. Yoksa «Onu uydurdu» mu diyorlar? De ki: Eğer ben onu uydurmuşsam, Allah tarafından bana gelecek şeyi savmaya gücünüz yetmez. O, sizin Kur'an hakkında yaptığınız taşkınlıkları çok daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter. O, bağışlayan, esirgeyendir.  (Ahkâf 6/7/8)

BİR HADİS  

Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a bir adam gelip: "Ey Hayru'l-Beriyye (yaratılmışların en hayırlısı)" diye hitabetmişti. Aleyhissalatu vesselam hemen müdahale etti: "Bu söylediğin İbrahim aleyhisselâm(ın vasfı)dır."Müslim, Fedail 150, (2369)

Tevhid 6

 

Gerçeğe Gelebildin mi?

GEL…  SÖYLE…

 

İLİM ADAMLARI, DİN’E HAYRANSA,

CÜMLE ALEM VAHYE BAĞLANSA,

KAPTAN GUSTO MÜ’MİN VE MÜSLÜMANSA,

SENDE NE VAR KARDEŞİM GEL ONU SÖYLE.

 

KUR’ANA YÖNEL Kİ; SEBİLİMİZDİR,

NEBİYE YÖNEL Kİ; MODELİMİZDİR,

SAHABİYE GEL Kİ; PARLAYAN İZDİR,

LAF DEĞİL; CANINI MALINI SÖYLE.

 

BUGÜN KAN AĞLIYOR; ALEMİ İSLAM,

BİRKAÇ GÖZYAŞINI SİLEBİLDİN Mİ?

HİÇ YOKSA BİR KEZ SEVGİ VE SELAM,

GIYABİ DE OLSA; SALABİLDİN Mİ?

 

HAFİF BİR UYANIŞ OLDU ASYA’DA,

TEVHİD AKİDESİ ARTIK DOSYA’DA,

SEVİNECEK ŞEYLER HENÜZ AZSA DA,

İSLAM NEŞESİYLE GÜLEBİLDİN Mİ?

 

DÜN DÜNYAYA HAKİM; BUGÜN MAHKUMUZ,

AÇIK AÇIK İŞTE BU HAL MAHZUNUZ,

TEVHİD MARAZINA HALA ZEBUNUZ,

DURUM NEDEN BÖYLE SORABİLDİN Mİ?

 

TAKVA’YA NE İÇİN TASAVVUF DENDİ?

MÜŞRİKLER DİNİNLE PEK İLGİLENDİ,

NEDEN YÜCE DİN’E FELSEFE DENDİ?

BUNUN NEDENİNİ BİLEBİLDİN Mİ?

 

MÜSLÜMAN DOĞRUYU ARAYAN KİŞİ,

TAKLİT ETMEZ ONU BUNU KEŞİŞİ,

BİLEREK YAŞAMAK MÜ’MİNİN İŞİ,

BU YÜCE GERÇEĞE VARABİLDİN Mİ?

 

MÜŞRİK ZİHNİYETE HARP AŞTI NEBİ,

TEVHİD OKUTUYOR ONUN MEKTEBİ,

BU OKULA GİRMEK DEMİR LEBLEBİ,

HİÇ O’NA TALEBE OLABİLDİN Mİ?

 

EBU HANİFE’YE NELER ETTİ ZALİMLER,

BU YOLDA ÇOK ÇEKTİ BÜYÜK ALİMLER,

YİNE DE YILMADI O MUALLİMLER,

SEN DE BİRAZ ZAHMET ÇEKEBİLDİN Mİ?

 

BUGÜN HANEFİLER ŞAFİLER YOK,

AVAMA HÜKMEDEN HURAFELER ÇOK,

NEDEN HALKIN BEYNİ ARAYIŞA TOK,

FİTNE KALMASINMIŞ; KANABİLDİN Mİ?

 

YÜCE İBADETİN BAŞI FİKİRDİR,

ALLAH’I ŞUURLA ANIŞ ZİKİRDİR,

GAYRISI MÜ’MİNE YÜKTÜR NEKİRDİR,

RABBİNİ BİLEREK ANABİLDİN Mİ?

 

 

YARIN KIYAMET OLSA…

 

 

 

ALLAHA İMANIN YOKSA,

İTİKADIN BOZUKSA,

NE HESAP VERECEKSİN,

YARIN KIYAMET OLSA…

 

DİNİN İSLAM DEĞİLSE,

KİTABIN, BEŞERİ İSE,

NE YAPACAKSIN,

YARIN KIYAMET OLSA…

 

NAMAZLARINI KILMADINSA,

FARZ ORUCUN TUTMADINSA,

NE CEVAP VERECEKSİN,

YARIN KIYAMET OLSA…

 

KUL HAKLARIN VAR İSE,

SÖZLERİN DEDİKODU, İFTİRA İSE,

NE DİYECEKSİN,

YARIN KIYAMET OLSA…

 

ARKADAŞIN; ŞEYTAN OLSA,

DOSTLARIN; TAĞUT MU YOKSA,

BUNLARIN HİÇBİRİ FAYDA VERMEZ

YARIN KIYAMET OLSA…

 

İLAHIN; NEFİS VE İNSAN İSE,

RABBİN, FİRAVUNLAR İSE,

KİM KURTARACAK SENİ,

YARIN KIYAMET OLSA…

 

TELEVİZYON, BİLGİSAYAR VARSA,

İSLAM NAMINA BİLGİLER BOŞSA,

İSRAF OLUR, EN KIYMETLİ ZAMAN

YARIN KIYAMET OLSA…

 

ÖLÜM GELİP, ÇATMADAN  ÖNCE,

AKLINI BAŞINA AL, ET TÖVBE,

ÖMÜR SERMAYEN HİÇE GİDER,

YARIN KIYAMET OLSA…

 

HAZIR MISIN, AHİRETE?

AMEL DEFTERİN SOLUNDAN VERİLSE,

YANINDA NELER VAR?

YARIN KIYAMET OLSA…

 

imza

La İlahe İllallah'ın Manası

LA  İLAHE  İLLA ALLAH  MUHAMMEDUN RESULULLAH

                   

Tevhid 0

  
Tek ilah’tan başka kulluk edilecek başka bir ilah yoktur. O tek olan ilah da, şeriki olmayan yüce Allah’tır. Çünkü ibadete layık olan, ancak O’dur. Bu kelimenin gereği, Allah’ın (c.c.) dışındaki bütün sahte ilahları reddetmektir. Zira Allah (c.c.) dışındaki mabutların ilahlık iddiası batıldır. Çünkü O’ndan başka bir şey ibadete (dua edilmeye, emir ve yasak koymaya, nizam tespit etmeye) layık değildir. Uluhiyetin başkaları için reddedilmesi, ilahlığı sadece ortağı olmayan Allah’a (c.c.) ait kılmayı ve O’nun yanında ikinci bir ilah edinmemeyi gerektirir.
 
Allah (c.c.) şöyle buyuruyor:
“Allah’a ibadet edin ve O’na hiçbir şeyi şirk (ortak) koşmayın...” (Nisa: 36)
“Kim tağutu inkar edip Allah’a iman ederse, muhakkak kopması mümkün olmayan sağlam bir kulpa (La İlahe İllallah’a) yapışmış olur. Allah işitendir, bilendir.” (Bakara: 256)
“... Biz her ümmete, yalnız Allah’a kulluk etmeleri ve tağuttan da sakınmaları için Rasul gönderdik.” (Nahl: 136)
Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyuruyor:“Kim La İlahe İllallah der ve Allah’tan başka tapınılanları reddederse malı ve kanı haram olur...” (Müslim, İman: 8.)
 
Bütün rasullerin kavimlerini davet ettikleri söz şudur:“... Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin O’ndan başka ilahınız yoktur...” (A’raf: 59)
 

Kelime-i Tevhid

bismillah

La

 
 
 
 

Ana Yasam Kur'an'dır

Bismillahirrahmânirrahîm

 

 

 Besmele

1.De ki: “Ey Kâfirler!”

2. “Ben sizin kulluk ettiklerinize kulluk etmem.”

3.“Siz de benim kulluk ettiğime kulluk edecek değilsiniz.”

4. “Ben sizin kulluk ettiklerinize kulluk edecek değilim.”

5.“Siz de benim kulluk ettiğime kulluk edecek değilsiniz.”

6. “Sizin dininiz size, benim dinim de banadır.”

109 - KÂFİRÛN SÛRESİ

                        
   

Hüküm Sadece Allah'ındır

Yusuf Suresi Ayet 40

“Siz Allah’ı bırakıp; sadece sizin ve atalarınızın taktığı bir takım isimlere (düzmece ilahlara) tapıyorsunuz. Allah onlar hakkında hiçbir delil indirmemiştir.

Hüküm ancak Allah’a aittir.

O, kendisinden başka hiçbir şeye tapmamanızı emretmiştir. İşte en doğru din budur.

Fakat insanların çoğu bilmezler.” 

 

Kur'an-ı Kerim  Yusuf Suresi Ayet 40